Hackerlik Tarihi

Aşağa gitmek

Hackerlik Tarihi

Mesaj tarafından OkaY Bir Cuma Ağus. 15, 2008 3:05 pm

1960'lı yıllarda birkaç genç Massachusetts Institute of Technology
(MIT) adlı üniversitede o yıllarda daha henüz icat edilmiş olan ısı
kontrollü cam odalarda kilitli kalan devasa Bilgisayarlara merak sardı.
Yapay zeka ortamında kendilerini gösteren gençler için Hackerlık başta
korkulan bir sıfat değildi. Fakat sınırları zorlayan bu grup,
amaçlarını saptırınca elektronik dahiliğe doğru yola çıktılar.

Hack kelimesi ilk defa işlemleri daha hızlı yapabilmek için kullanılan
programlama kısayollarına deniyordu. Ama bazı zeki Hackerlar o kadar
ileri gitmişlerdi ki. Bu programlar, orjinallerini dahi geride
bırakabiliyordu.

Daha sonra sırada Telefon Hacker'ları vardı. "Phreak" diye adlandırılan
bu yöntem sayesinde, telefon üzerinde saatlerce bedava görüşme
yapılabiliyordu. Bunu yapmaları için telefon şebeklerine sızmaları
şarttı, John Draper, bunu yaparken elinde sadece bir oyuncak vardı!
Cap'n'Crunch adlı mısır gevreğinden çıkan bu oyuncağın 2600 hertz tonda
ses çıkardığını keşfeden Vietnam gazisi John Draper'ın sapması gereken
tek şey, bunu telefonun alıcısına üflemekti. Daha sonra "Blue Box" adlı
cihazla sınırları zorlaması üzerine tutuklanarak ceza evine kaldırıldı.

Ayrıca bugün Apple olarak bildiğim, bilgisayar pazarının devlerinden
biri olan firmanın kurucusu da o yıllarda blue box üretimine yardım
eden Steve Wozniak ve Steve Jobs adlı iki kolej öğrencisi idi!

Fakat bir sorun vardı. Bu teknoloji dahileri olarak adlandırılan
Hackerlar nerede buluşacaklardı. Buna bir cevap olarak Chicago'lu iki
genç, Randy Seuss ve Ward Christianseni, Hackerların birbirleri ile
iletişim kurmaları, bilgilerini paylaşmaları için BBS (Bulletin Board
System - İlan Tahtası Sistemi)'yi kurdular (1978). BBS günümüzde de
çalışmakta.

Hackerların birbirleri ile bulaşmaları kaçınılmayacak bir sonuç
doğurmuştu; grup kurma. ABD'de Legion of Doom (LOD, Kıyamet Lejyonu) ve
Almanya'da Chaos Computer Club (Kaos Bilgisayar Klubü) adları ile ilk
tanınan bu gruplar arasındaki rekabet, 1981 yıllarında IBM firmasının
çıkardığı ilk kişisel bilgisayar ile daha da kızıştı.

Fakat 80'lerin sonuna doğru ABD'de 'Computer Emergency Response Team'
adlı acil müdahale ekibi, hackerların verdiği zararları araştırmaya
başlamıştı bile...

Kendilerini Online-Çete (Siber-çete) olarak tanıtan bu gruplardan
LOD'da ise 1984'lere doğru bir iç karışıklık meydana gelmişti. Grup
üyelerinden Phiber Optik adlı gencin klüpten atılması üzerine iş öç
almaya vurdu. Kendi çevrisini toplayıp 1989 yılında faaliyete başlayan
Masters Of Deception, yaklaşık iki yıl boyunca, LOD ile online savaşlar
verdi. Birbirlerine üstünlüklerini kabul ettirmeye çalışan grup
üyeleri, işi bir hayli abartınca FBI olaya el attı ve Phiber ve grubunu
tutukladı.

1983 yılında yayımlanan War Games adlı filmde Matthew Broderick
(Hollywood yıldızı), yanlızca oyun oynamak için girmeye çalıştığı
üretici firmadan yanlışlıkla ordunun nükleer savaş simülasyonu
sistemine giriyordu. Aynı yıl, 414 olarak bilinen grup, ABD'nin nükleer
silahlarının geliştirildiği ulusal laboratuarın bilgisayarlarına
sızmıştı bile.


1984 yılında, devletin karşı çıkmamasını avantaj olarak bilen bir çok grup, hacker dergileri basmaya başladı...

Tüm bunlara bir nokta koymak isteyen yetkililer, Devlet'in de online
düzeneğe gelmesini mazeret göstererek, 1986'da Federal Computer Fraud
and Abuse Act (Federal Bilgisayar Sahtekarlığı ve Kötüye Kullanma) adı
altında bir yasa çıkardı. Tüm bu yasa açıkça belirtiyordu ki; Hackerlık
büyük bir suçtu! Tabii belirli bir yaş sınırı vardı.

1988 yılında ise ilk worm (solucan) ortaya çıktı. Cornell Üniversitesi
öğrencisi Robert T. Morris tarafından ARPAnet (İlk internet) üzerinde
kendi kendini eşlemeye başladı. Fakat devamlı çoğalan worm'un Morris'in
kontrolünden çıkması üzerine, ağa bağlı 6000 bilgisayarı etkiledi.
Bunun üzerine okulundan atılan Morris, mahkeme tarafından 10.000$ para
cezasına çarptırıldı.

Ayrıca ilk online casusluk; Amerika'daki bazı Hackerların ABD'deki kamu
ve özel sektör sistemlerine sızarak, işletim sistemlerinin kaynak
kodunu Sovyet'lerin KGB'sine satması suçuydu.

İlerleyen yıllar, hackerlığın tehlikesini de gözler önüne seriyordu. Bu
vakaları kökten bitirmek isteyen FBI ve hükümet (vs.) 17 ülkede yapılan
baskınlarda çok sayıda hacker yakaladı. Serbest bırakılma karşılığı
birbirlerini ispiyonlayan hackerlar bu olaylardan sonra birbirlerine
karşıda cephe aldılar. Bu operasyona hükümet Sundevil operasyonu
demiştir. Ayrıca bu operasyonda LOD grubunun da yakalanması,
siber-çete'leri ürkütmeye başladı.

1994 yılında ise hackerlığın en büyük kaçakçıklıklarından biri yapıldı.
Rusyalı Vladimir Levin adlı gencin, CitiBank'ın sistemine girerek, 10
Miyon $'dan fazla parayı çaldığı söylenmeye başladı. Banka bunu kabul
etmedi ve Levin'in 95 yılında Interpol tarafından Heatrow Havaalanında
yakalanması üzerine olay son buldu. CitiBank eksik de olsa parasını
almıştı.

Ayrca o yıllarda Hackerların sayılarının artması ile beraber, The
Condor takma ismiyle bugünün ve tarihin en büyük hackerlarından olan
Kevin David Mitnick yakalandı. Fakat daha sonra Kevin Poulsen'in
telefon hatlarına girmekle suçlanması üzerine, ortadan kaybolarak,
adaletten saklanabileceğini sandı!

1995 yılında tekrar yakalandı. Bu sefer FBI'ın suçlamaların büyüktü.
Tam t***** 20 bin kredi kartı çalmakla suçlanıyordu. Daha sonra
çalınmış cep telefonları ile bir vukuatı oldu. Ama kendisini yargılayan
bir yasa olmamasına karşın dört yıl hapis yattı. Bu süre içinde, ne
telefon, ne bilgisayar kullanabilecekti. Bu olay insanların kafasında
bazı soru işaretleri bıraktı: "Mitnick FBI ajanımıydı?", "Hükümet adına
mı çalışıyordu?".

Tüm bu olaylar, Hackerların gözünü korkutmaya yetmişti. O zamandan şimdiye kadar da Mitnick'den başka iyi bir hacker çıkmadı.

Tabii AOL'nin Hacklenmesi, DNS saldırısı gibi bazı olaylar da olmadı
değil, fakat ne bu olaylar ne de bu olayları gerçekleştirenler; eskisi
kadar ilgi görmedi. Ancak bir gerçek daha var ki;
Başka hiçbir hacker, Mitnick gibi benimsenmemişti...

Ayrıca kendisine The Mentor adını veren bir hackerın yayınlamış olduğu
bir tezde şöyle deniliyor: "Suçum merakımdan geliyor.. Ben bir
hacker'ım ve bu da benim manifestom. Beni engelleyebilirsiniz, ama
hepimizi durduramazsınız..."

Not: Aldous Huxley'i şöyle demiştir: "İyi bir hacker'san, ismini herkes
bilir. Ama büyük bir hacker'san kimse kim olduğunu bilmez."

_________________
"""Admin Destek"""

thee.bosfforumdestek@hotmail.com
avatar
OkaY
Administrator
Administrator

Erkek
Mesaj Sayısı : 424
Yaş : 28
Nerden : İsTaNbUL
İş/Hobiler : Pc - Thee.bosfforum
Ruh Haliniz :
Hangi Takımlısızı :
Tecrübe Puanı : 6
Kayıt tarihi : 30/07/08

Kullanıcı profilini gör http://thee.yetkinforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz